Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Cenaze Namazı Nasıl Kılındı? - Ali Bozkurt

Yazdır
Paylaş
Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Cenaze Namazı Nasıl Kılındı?
Hz. Muhammed (S.A.V.)’in Cenaze Namazı Nasıl Kılındı?
 

20.Nisan.571 tarihinde Rebiulevvel ayının on ikinci günü sabaha karşı Mekke’de doğan Hz. Muhammed (s.a.v), ay takvimine göre 63, güneş takvimine göre ise 61 yaşında iken 8.Haziran.632 tarihinde, Rebiulevvel ayının on ikisinde Pazartesi günü öğleden önce Medine’de vefat etti.

Resulullah’ın hem doğum hem de vefat gününün 12.Rebiulevvel pazartesi olduğu görülmektedir.

Hz. Muhammed (s.a.v)’in Vefat Haberi Halk Arasında Nasıl Karşılandı?

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefatı Müslümanlar arasında büyük bir üzüntü, şaşkınlık ve telaşa neden oldu.

Hz. Peygamber’in vefat haberi üzerine münafıkların sevinerek; “Muhammed hak peygamber olsaydı ölmezdi.” demeleri üzerine Hz. Ömer, Resulullah’ın ölmediğini, kim öldüğünü söylerse onu kılıcıyla iki parçaya böleceğini haykırdı.

Hz. Peygamber’in evinin yanı başındaki Mescid-i Nebevi’de bunlar konuşulurken içeri giren Hz. Ebubekir, Kur’an-ı Kerim’den şu ayeti okudu:

“Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse Allah’a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir.” (Al-i İmran–144)

Hz. Ebubekir’in bu ayeti okuması, Hz Muhammed (s.a.v.)’in vefat haberi ile şaşkınlık ve telaşa kapılan Müslümanları teselli ettiği gibi, münafıkların fitne çıkarmalarına da engel oldu.

Hz. Ebubekir Ne Zaman ve Nasıl Halife Seçildi?

Hz. Peygamber’in vefatından sonra birkaç saat süren şaşkınlık ve telaş, kısa sürede yerini hilafet konusunun nasıl çözümleneceği konusuna bıraktı.

Beni Saide Gölgeliğinde toplanan Müslümanlar kimin halife seçilmesi gerektiğini tartışmaya başladılar. Bu konuda şu görüşler ortaya atıldı:

BİR: Ensardan birinin halife seçilmesi. Hazreclilerden Sad bin Ubade ile Evslilerden Usayd bin Hudayr’ın isimleri öne çıkmış durumdaydı.

İKİ: Muhacirlerden birinin halife seçilmesi.

ÜÇ: Bir süre Ensardan bir süre ise Muhacirlerden birinin münavebeli olarak hilafet görevini yürütmeleri.

 Tartışmalardan sonra Hz. Ömer’in teklifi üzerine Hz. Ebubekir halife seçildi.

Hz. Ebubekir Yerine Diğer Tekliflerden Birinin Kabul Edilmesinin Ne Gibi Sakıncaları Olurdu

Eğer birinci görüş tercih edilseydi, Evs ile Hazrec kabileleri kendi adaylarında ısrar edebilecekleri için konu çözümsüzlüğe sürükleneceği gibi, bu iki kabile arasında İslam öncesine dayanan düşmanlığın yeniden meydana çıkması da mümkündü.

Üçüncü görüşün tercih edilerek hilafet görevinin münavebe ile sürdürülmesi ise karşılıklı güvensizliğin sistemleştirilmesi anlamına gelirdi.

Yapılmış Halife Seçiminin Henüz Hz. Peygamberin Cenazesi Yerdeyken Olmasının Hikmetleri Nelerdir?

1-Hilafet makamının kısa bir süre de olsa boş bırakılması, bazı sorunlar nedeniyle son sözü söyleyecek bir otoritenin bulunmaması sebebiyle halk arasında güvesiz bir ortam oluşmasına neden olabilirdi.

2-Münafıklar faaliyetlerine hız verir, Müslümanları birbirlerine düşürmek ve İslamiyet’ten uzaklaştırmak için fitne çıkarabilirlerdi.

3-Özellikle Medine dışındaki yerlerde dinden dönme (irtidat) hareketleri baş gösterebilirdi.

Hz Ebubekir’in seçilmesi en sağlıklı tercih olmuştu.  

Hz. Peygamberin vefat ettiği gün halife seçilen Hz. Ebubekir, Salı günü sabah namazından sonra Mescid-i Nebevi’de bir hutbe irad ederek hilafet görevini üstlendi.

Hz. Peygamberin Tağsil ve Tekfini Ne zaman ve Nasıl Yapıldı?

Hz. Peygamberin vefat ettiği pazartesi günü cenazenin yıkanması ve kefenlenmesi konusunda bir işlem yapılmadı.

Hz. Muhammed (s.a.v.)in yıkanıp kefenlenmesi salı günü öğleye kadar tamamlandı. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yıkanması görevini Hz. Ali yaptı. Teğsil görevinde Hz. Ali’ye Hz. Abbas, Fadl bin Abbas, Kusame bin Abbas, Usame bin Zeyd ve Hz. Peygamber’in azatlı kölesi Şükran (Salih) yardımcı oldular.

Hz. Peygamber yıkanırken uzun gömleği çıkarılmadı. Hz. Ali eline bir bez sardıktan sonra gömleğin üzerinden ovuşturarak Resulullah’ın mübarek bedenini yıkadı. Yıkama sırasında Hz. Ali’ye su veren Fadl bin Abbas ile Üsame bin Zeyd’in gözleri bağlıydı. Yıkama esnasında evin içi miskten daha güzel bir koku ile dolmuştu.

Yıkama işi tamamlandıktan sonra Hz. Peygamberin gömleği çıkarılarak usulüne uygun bir şekilde izar, lifafe ve ridadan oluşan parçalarla kefenlendi. Kefenlenme işi Hz. Ali, Hz. Abbas, Fadl bin Abbas ve Şükran tarafından yapıldı.

Kefenleme işi bittikten sonra cenaze aynı odadaki sedirin üstüne kondu.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Cenaze Namazı Nasıl Kılındı?

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in cenaze namazı cemaatle değil, münferit olarak kılındı.

Hz. Ali, Resulullah’ın diri iken de ölü iken de imam olduğunu söyleyerek, Onun cenazesinin münferiden kılınmasının uygun olacağını söyledi. Bu görüşe itiraz edilmedi.

Hz. Peygamber’in cenaze namazının münferiden kılınma sebepleri şu şekilde sıralanabilir:

1-Resulullah’ın, diri iken de ölü iken de imam olduğunun kabul edilmesi.

2-Hz. Peygamberin vefat ettiği odadan çıkarılmaması ve bulunduğu yerin cemaatle namaza müsait olmaması.

3-Halife seçilmiş olmakla birlikte cenaze namazının münferiden kılınmasına itiraz etmemesi.

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in cenaze namazı ilkönce başta Cebrail ve Mikâil olmak üzere melekler tarafından kılındı.

Vefat ettikten sonra Hz. Peygamber’in yanında hiç ayrılmayarak tağsil ve tekfin işlerini yapan Hz. Ali’nin kendi teklifine uygun bir şekilde cenaze namazını münferiden kılmasını müteakip diğer aile fertleri de namaz görevini yerine getirdi.

Daha sonra sırayla Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Talha ve Zübeyir namaz görevlerini ifa ettiler.

Ardından Ensar, Mühacir ve orada bulunan bütün Müslümanlar cenaze namazını kıldı.

Cenaze namazını önce erkekler, sonra kadınlar, en son çocuklar kılmışlardır.

Cenaze namazını münferiden kılmak için odanın içine sığabilecek sayıda kişi giriyordu.

Cenaze namazının kılınması gün boyunca ve Çarşamba gecesine kadar devam etti.

Hz. Muhammed (S.A.V.) Nasıl Gömüldü?

Cenaze namazının kılınması tamamlandıktan sonra gömülme işi için gerekli hazırlıklar yapıldı.

Hz. Peygamberin nereye gömüleceği de ashap arasında tartışılmış, Baki mezarlığına veya Mescid-i Nebi’ye gömülmesi gibi fikirler ortaya atılmıştı. Ancak Hz. Ebubekir’in rivayet ettiği şu hadis tartışmaları sona erdirmişti:

“Allah, bir peygamberin ruhunu gömülmesini istediği yerden başka yerde almaz.” (Tirmizi, Sünen, c.3, s.338)

Bu nedenle Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefat ettiği odada yatağının bulunduğu yere gömülmesine karar verildi.

Kabir, karnıyarık olarak değil, lahd şeklinde kazıldı.

Hz. Muhammed (s.a.v.), Çarşamba gecesi, gece yarısı veya gece yarısını biraz geçe kabrine konuldu. Kabre konulması işini Hz. Ali, Fadl bin Abbas, Kusame bin Abbas ve Şükran yaptılar.

Kabrin üzerindeki toprak düzeltilerek üstüne kırba ile su döküldü. Kabrin etrafı, tuğlalar ile çevrildi.

İki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), ümmetine Kur’an-ı Kerim’i ve sünnetini emanet olarak bırakıp dar-ı bekaya irtihal etti.

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed.

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
   
Diğer Ali Bozkurt Yazıları
KÖŞE YAZARLARIMIZ            [ tümü ]
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15


© Copyright Mün LTD. ŞTİ.. Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Uygulama : Mün Haber Yazılımı
a